GURUR ve ÖNYARGI

Bazı yayınlarda adını Aşk ve Gurur olarak da görürüz. Orijinal adına bakınca saçma gelen bir durum bana göre sanırım popülaritesinin artması için o şekilde çevrilmiş. İçeriğe bakacak olursak gurur ve önyargının, iki zıt kutupta çatışmasını görüyoruz kitap boyunca. Bana kalırsa önyargılarımız bizi bazen güvende tutan, bazen de karşıya ulaşmanızı engelleyen bir tel örgü gibidir. Doğru yerde kullanılırsa faydalı bile olabilir. Kitabın yazarını tanımayan biri okusa, bir kadın ağzından yazıldığını çok rahat anlayabilir. Nedeni ise "Ugultulu Tepeler"deki gibi bolca dedikodu, aşkın işleyiş biçimi açısından hissedilir bir durum oldu benim için. Yanlış anlaşılmasın böyle söyledim diye tüm kadınlar dedikoducu demiyorum elbette. Bana kalırsa erkekler kadınlardan daha meraklı dedikodu konusunda, bunu da söylemeden geçmeyeyim. :)) 18. yy.da İngiltere'de önem taşıyan sınıf farkı, yaşam standartları da kurguyla harmanlanmış bir şekilde anlatılıyor. Ama beni tam içine alamayan bir durum kargaşası vardı sanki kitapta. Zorlandım bitirmeye çalışırken. Belki bu kitabı okumak için doğru bir zamanda değildim bilemiyorum. Çünkü bakınca bu kitaba bayıldım deyip beş kere okuyanlar var. Gariplik bende mi anlayamadım açıkçası. Kitabın başından beri Mrs.Bennet'a sinir olduğunu söylemeden geçemeyeceğim, tek derdi kızlarına zengin bir koca bulmak. Zengin olsun da kişilik, karakter, ahlak olmasa da olur. İnsanlara

yaklaşımı da öyle, okudukça düşüncelerini oldukça sinirlerim gerildi. Böyle insanlar çevremizde de çok fazla uzak dursak da bazen kaçış olmuyor. Neyse spoiller vermeden bitirdim :)) Keyifli okumalar.. "Şiiri hep aşkın gıdası olarak düşünürdüm.” “Sağlıklı, güçlü, iyi bir aşk için doğru olabilir. Zaten güçlü olan bir şeye her şey iyi gelir. Ama eğer zayıf, cılız bir eğilimse tatlı bir sone açlıktan öldürür onu.”


1 view0 comments

Recent Posts

See All