Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum(I'm Thinking of Ending Things)

Bir kere insanın aklına geldi mi bir daha gitmiyor bu düşünce. Sürekli hatırlanıyor. Zihinde oyalanıyor. Hayata hükmediyor. Yapabileceğim pek bir şey yok. İnanın bana. Kurtulamıyorum bir türlü. İstesem de istemesem de hep orada. Yemek yerken. Yatakta. Uyurken. Uyandığımda. Hep orada. Her an... Eva'nın bu düşünceleri ile başlıyor film erkek arkadaşı Jake ile çıktığı araba yolculuğunda uzun diyaloglar halinde geçiyor filmin çoğu sahnesi. Baştan uyarmam gerekirse herkese tavsiye edemeyeceğim, izleyenlerin %85 90'ının belki ilk yarım saatte sıkılıp bu nasıl film deyip kapatacağı türde bir film. Felsefe, psikoloji, sosyolojiye ilginiz ve detaycı bir yapınız yoksa, hiç yeltenmeyin derim zamanınız boşa gidecektir. Yani bence oldukça öznel. Çoğu izleyici detayda boğulmak istemeden, çok fazla düşüncelere yoğunlaşmadan somut ve belli başlı aksiyon, romantizm gibi konuları ele alan filmleri tercih ediyor. İnsanın gerilim, korku yaşaması için illa ki Stephen King, Agatha Christie ya da Adgar Allan Poe kurgusu olan bir film izlemesine gerek yok dedim izlerken. Aslında oldukça sıradan ilerleyen film psikolojik bir gerilim yaratıyor zihinde. En sevdiğim sahneleri ise oldukça entelektüel Eva ile Jake arasında geçen diyaloglar. Kitap okumanın bir film üzerinde bu kadar etkili olabileceğini düşünmezdim doğrusu. Şunu okudun mu? Bunu okudun mu? diye sorarlarken okuduğum satırları düşünüp onların verdiği cevaplar ile kendi cevaplarımı kıyaslıyor düşünce balonları içinde dolaşıyordum. Psikolojik tahlillerin yanı sıra buram buram felsefe ve metafizik konularını da bu diyaloglarda izleyiciye sunarken 'sadece izlemeyin izlerken düşünün' mesajını veriyordu sanki. Film; anlaması zor, garip, bu ince detayları düşündürürken bitiyor ve bir anda ' Ben ne izledim az önce' hissini veriyor size. Ben filmin önüme bıraktığı argümanları nereye konumlandıracağımı dahi bilemedim o an. Düşünmek, sorgulamak film bittikten bir süre sonra daha devam etti diyebilirim... Filmin Lain Reid'in aynı adlı romanından uyarlandığını da söyleyip çekileyim... :) Filme dair birkaç alıntı... *Her zaman her şeyi bilmek gerekmiyor. Bilmemenin de kıymetini biliyorum ben. Bilmemek insanca bir şey. Uzay gibi. Çözümlenemez ve karanlık diyorum ama tamamen değil. *Varlığımın anlamı, hayatın bana bir soru sormasıdır. Veya tam tersine, ben dünyaya sorulmuş bir soruyum ve cevabımı vermem gerekiyor, yoksa dünyanın vereceği yanıta mecbur kalırım. (Jung) *Belki de ilk kez ölümün farklı aşamaları olduğunu düşünüyorum. Her şeyin farklı aşamaları, seviyeleri olduğu gibi... Hayatta olmanın, âşık olmanın, sadık olmanın, emin olmanın...


24 views0 comments