Kuşlar Uçmaktan Korkar Mı?


Bir kuşa kanatları ağır gelir mi?

Kırıksa eğer geliyordu işte. Yalnızlık; üzerine şiirler, şarkılar yazılan yalnızlık. Benim güzel yalnızlığım…


Yalnızlıktan değilse de, sonsuza kadar sevecekmiş gibi, her durumda yanımdaymış gibi yapan ruhlardan yorulmuştum. İnsanı en çok ne mutlu ediyorsa, en çok da o üzüyormuş. Geçtiğini zannetsek de hiçbir şeyin geçtiği yok aslında, bunlar dönüştürüyordu insanı. Her duygu başka bir seni çağırıyordu. Başka başka hisler, dayanamam dediğin şeylerde bile, ihtimal içinden ihtimal beğenmek oluyordu tek yaptığın.


Ağlamak, yüreğindeki boşluklardan akan zehir gibi bırak akıp gitsinler diyorsun, bir süre sonra alışıyorsun. Yeni durum, yeni tutum belirleyip sil baştan hayal inşa etmeye çalışıyorsun. Korka korka, çekine çekine basamakları çıkıp çıkmama konusunda ayakların tereddütler içinde, görünmez bir baskı ile ağır ağır çıkıyorsun istemesen de…


Artık hazırlıklısın, ruhun aşı olmuş gibi her duruma bağışıklık kazanmış bir şekilde ilerlemeye çalışıyorsun. Öyle üst derece hissetmişsin ki artık hissedecek bir şey kalmamış gibi. Ne anlaşılmak gibi bir derdin var, ne de kimseyi anlamak…


Hissizleşiyor mu insan? Mükemmeliği arayan insanlar gibi ulaşıldığında kendi kendini yok eden bir duygu mudur his?

Bu karmaşıklığın içinde zihnim darmadağın, farklı oluşum belki de herkesten farklı şeylere değer yüklememdi, düşüncelerimde sınır tanımıyor oluşumdu. Görünenin ötesini görmeye çalışmak, en çok yoran da buydu aslında. Daha da zorlayıcı olan başka türlüsünü yapamıyor olmamdı…


Bir tarafım koşar adım uzaklaşırken, ayaklarımdaki prangalar olduğum yere çarpıyor beni. Ruh halim perişan, kurduğum cümlelerin anlamsızlığı bunun kanıtı olsun. Söyleyecek çok şey varken, her şeyden azar azar ortaya koymuş gibi bir kafa karışıklığı içindeyim. Anlaşılmak; dedim ya çok da lazım değil.


Bu arada son soru “Kuşlar uçmaktan korkar mı?”




48 views0 comments

Recent Posts

See All